11 Ocak 2009

Terra Incognita No : 101 11.01.2009 Claus Bøhling & Elektrum & Secret Oyster

 

Bugünkü programda Hurdy Gurdy ( Evet ...Donovan ünlü şarkısını bu Danimarkalı grup için yazmıştı !! ), Burnin Red Ivanhoe, Secret Oyster ve son olarak Elektrum ile çalışmalar yapan Claus Bøhling'e yer veriyoruz. Secret Oyter'de esas adam olan Karsten Vogel için  ayrıca bir program yapmak uygun olacak

Terra Incognita presents Claus Bøhling, Secret Oyster, Elektrum today.

From 60s up today He played with Hurdy Gurdy ( yess !! Donovan wrote that famous song for them ), Burnin' Red Ivanhoe, Secret Oyster and last years with his power trio Elektrum. </DIV>  </DIV> Today I chose his last 3 albums with Secret Oyster and Elektrum. For great sax man Karsten Vogel ..You have to wait his special programme within a few weeks

Here you can download the playlist below

Terra_Incognita_11.01.2009.rar

01 - Danimarka - Elektrum - 1998 - Live At The Opera - Jungle Juice
02 - Danimarka - Elektrum - 1998 - Live At The Opera - Hinterland

Claus Bohling   
Gitar, Jembe 

Ian Macdonald ( ex-Ginger Baker Band )
Bas, flüt, Jembe & vokaller

Darren Haydon ( ex-Jesus & Mary Chain )
Davul & Didge 


03 - Danimarka - Elektrum - 2006 - In The Far Field - Crystal
04 - Danimarka - Elektrum - 2006 - In The Far Field - Lost In The Jungle ( Hurdy Gurdy song )
05 - Danimarka - Elektrum - 2006 - In The Far Field - New Land

Claus Bohling   
Gitar, Jembe 

Ian Macdonald ( ex-Ginger Baker Band )
Bas, flüt, Jembe & vokaller

Dyl  Jones ( ex-Jesus & Mary Chain )
Davul & Didge 

Elektrum Sitesi

06 - Danimarka - Secret Oyster - 2008 - Live In The USA 2007 - Pajama mafia
07 - Danimarka - Secret Oyster - 2008 - Live In The USA 2007 - Mind Movie

Secret_Oyster_1975 Secret Oyster 1975

Karsten Vogel     saksofon, klavyeler
Claus Bøhling     gitarlar
Ole Streenberg  davul ve vurmalılar
Daniel Fridell    klavyeler
Assi Roar       bas ( senor coconut ile 2006'da Babylon'da sahne almıştı )

Secret_Oyster  Yeni !! Secret Oyster

Aşağıdaki röportajın ingilizce orijinali Scott Heller tarafından Aural Innovations  dergisinin 7. sayısında yayınlanmıştır. ( Temmuz 1999 )

elek01

Scott Hellen : Uzun bir müzik kariyeriniz var. 1965'te onlu neredeyse onlu yaşlarınızın başında BB Brothers olarak bir grup arkadaş biraraya gelip jam yapmaya başladınız.

Claus Bohling : Evet ilk başlarda isimimiz Boom Boom Brothers'tı.Peter diye tipik bir Danimarkalının arkasında müzik yapmaya başladık. Sonradan Hurdy Gurdy olduk. İlk başlarda da müzikal olarak uçardık. Düz blues formları ile başlayıp blues'u geliştiren şeyler çalıyorduk.

SH: Daha çok doğaçlama gibi mi ?

CB: Ben Ayrıca beat, bop jazz gibi değişik tarzlara meyilliydim küçükten beri.

SH: Siz İngiltere'den döndüğünüzde mi Hurdy Gurdy'ye dönüştünüz ?

CB: Yooo Şarkıcıdan ayrılınca Hurdy Gurdy olmuştuk. İngiliz basçı Mac McCloud, Danimarkalı davulcu JensOtzen ile..

SH: 1968 de miydi ?

CB: Büyük ihtimalle 66 ya da 67. İlk İngiltere Tuurnemizde Donovan ile tanışmıştık. bizim için bir parça yazmıştı.

SH: Bir çok Hurdy Gurdy parçasının doğaçlamalara dayandığını söyleyebiliriz heralde ?

CB: Bazen sadece ve sadece doğaçlama oluyordu. O zamanlar hiç bir müzikal materyali çalmayı düşünmüyorduk. Sadece sahnede geliştirmek üzere çalıyorduk. bir çok kez konserler dört saat !! altı saat gibi uzun zamanlar alabilirdi..Ortamı sevmediğimiz zamanlarda bu süre onbeş dakikaya da düşebilirdi tabi ki.

SH: Dört saat süren herhangi bir performansınızı kaydettiniz mi hiç ?

CB: Bir yerlerde olması gerek, Fakat o zamanlar kayıt teknikleri çok kötüydü, bu yüzden kaliteli kayıtlar olmayabilir. Birilerinde bu kayıtlar olmalı. Hurdy Gurdy CD'si grubu temsil eden bir şey değil . gerçekten değil. O zamanlar daha düz daha sıradan şeyler yapmamız için teşvik ediliyorduk.

SH: Albümde bazı harika parçalar var gerçekten. Spacemen harika mesela !

( odadaki diğer kişiler birden gülerek röportajı bölüyorlar, ben de sebebini soruyorum... n'ooluyor ? )

SH: Bu kadar gülünç olan ne ?

IanMc Donald : Konuk listesi ...Bu parça annem, babam, Jim amca ve Jessie hala tarafından yazılmıştı :))

SH: Hurdy Gurdy ne zaman sona erdi ?

CB: Secret Oyster başladığında.

SH: Bu ne zamandı ?

CB: 1972'den 1973'e geçerken.

SH: İlk albüm 1973'teydi değil mi ?

CB: Albüm ben girdikten hemen sonra çıktı, tam anlamıyla gruba katılmamıştım. Grup Karsten Vogel'in çevresinden özenle seçip bulduğu kaliteli müzisyenlerden oluşuyordu. Albüm Jutland'da sadece 2 kanal üzerine kaydedildi.Albümleri yıllardır dinlememiştim. Bir tanesi canlı kayıttır.

SH: Sizin beat bob caz zamanlarınıza geri dönmüş olduk.

CB: Onlar kesinlikle daha bir caz kökenliydiler. Ben grubun rocker'iydim denilebilir.

SH: Son Secret Oyster albümünde çalış stiliniz bayağı bir jazzy.

CB: Her bir stili bir potada eritip çalmıştım.

SH: Dikkatimi çeken, İlk albüm dışında plaklarda her yüzde 3,4 parça bulunuyor. Konserlerde ise yorumlar uzun oluyor. 

CB: Evet öyle, Oldukça iyi bir gruptu. Ama bence albümlerin değerini düşüren çok kişisel ve içe dönük işler ve stilize numaralar içermesiydi. Yaptığımız 4, 5 albümden çok iyi bir en iyiler seçkisi çıkarılabilir.

SH: Harika bir tane olurdu !! 1978 , 1992 arasında neler yaptınız ? Claus Bohling Band'i kurmuştunuz.

CB: Bir şekilde İngiltere'ye taşınmış gibiydim. Yılın yarısını burda geçiriyordum. İngiltere'de de ev kuruyordum. Gidip geliyordum işte. Masala Dosa isimli bir gruptaydım. Davulda Jeff (King) vardı. iyi bir gruptu.

SH: Vayyyy .... Masala Dosa albümünü severim.

CB: Albümde yoktum ama beraber başka kayıtlarımız da var. Albümü yaptıklarından hemen sonra girmiştim gruba. Bende bazı kayıtlar var. sana gönderebilirim.

Jeff King: Burada Kopenhag'da Huset isminde bir klüpte yaptığımız canlı kayıtlar var.

SH: Claus Bohling Band haline geldiğinizde ilk kadronuz nasıldı ?

CB: Ian, ben ve Jason adında bir davulcu vardı. 1994'de Danimarka'da turladık. Sonra davula Darren (Haydon) geçti. şimdi de davulda Jeff var.

SH: Darren'in grubu bırakma sebebi varmıydı ?

CB: Kendi sebebleri vardı. bebeklerinin olması gibi, Jeff ile tekrar beraber çalmayı uzun süredir düşünüyorduk. Bu bizim için iyi oldu tabiki.

SH: Jeff ne zamandır grupta ?

JK: Bir ay, 6 hafta.

Ian Mc Donald: 15 konser oldu.

CB: Bir prova yapıp tekrar çalmaya başladık.

SH: Şimdilerde daha çok doğaçlama yapıyormusunuz ? Bunlar yeni malzemeler üzerine mi ?

elektru3

CB: Hepsi doğaçlama ama aynı eski şeyler.

IM: Gerçekten pek fazla vaktimiz yoktu.

SH: Danimarka'ya geldiğinizden beri yeni bir şeyler yazmadınız demek. peki şimdi ?Elektrum olarak yeni jam session'lar yapacakmısınız ?

CB: Soundcheckler sırasında bir çok şey gelip gidiyor. Deniyoruz ama hiç provasını yapmıyoruz. belki bir iki defa daha elliyoruz o kadar. Ayrıca beste yapmak için çok meşgulüz. çok fazla da ihtiyaç duyduğumuzu söyleyemem. Şimdilerde Jeff ile birlikte daha bir güçlendik. Bazı şeyler zamanla değişip gelişiyor. Notalar ve bazı müzikal kurgular dışında her şey değişebiliyor. emprovizasyona dayalı, sadece genel yapılarda, parça başı ve sonlarını koruyoruz çalarken.

SH: Şimdilerde kullandığınız "spacey" bir ton içeren wah wah/distorsiyon pedal kombinasyonunu ne zaman buldunuz ?

CB: Kendimi bildim bileli çalarım. distorsiyonlu wah wah, tabi giderek daha kalitelileri çıkıyor, Morley gibi. Küçük
içinde bulunan bir pot ve bir çubuk denilebilir. hemen kirlenir ve sıkışşabilir. Bir de Ibanez tube screamer var kullandığım,belli belirsiz bir fark var aralarında.

SH: Kesinlikle wah wah işinde ustasınız. Grubunuzu tanımlamak istediğimde, bütün enstrümental gruplara meydan okuyabilecek bir grup diyebilirim. "Sinti çermeyen bir Ozric Tentacles olarak tanımlanabilecek Saykedelik enstrümental spacerock."

CB: Makul oldu...

IM: Ancak çok az kişi bu kadar iyi tanımlayabilirdi.

CB: Ozric Tentacles bizi bir festivalde seyretmişti. Uyuyan gitaristlerini çadırdan zorla çıkarıp bizi dinletmişler.
bizi Alman grup Kraan'a benzetmişlerdi.

SH: Kraan'ın Ozric gitaristi Ed üzerinde büyük etkisi vardır.Harika bir gruptur.

CB: Evet !! Onlar hakkında konuşmuştu...

SH: Dinleyiciler bazı parçalarınızın birbirine benzediğini düşünüyorlar. Mesela

CB: Evet ...isimleri farklı ... O iki parça kesinlikle aynı yapıda. Her bir sette farklı tempoda çalmak için böyle adlandırmıştık.

SH: Ne tür ve ne kadar bir seyirci yakalayabilirsin bu tarzda bir müziği kucaklayacak ?

CB: Gerçekten genç olmaları gerekir, Sende bilirsin genç seyirciler alışılagelmiş,bildiğimiz tarzda müzikten vazgeçtiler. Mesela techno müzik, Umurlarında değil sadece enerjilerini boşaltmak için bir araç müzik artık. eskiden başı, sonu olan riffleri, soloları olan şeyler dinlenirdi. Gelecekte bunları sorgulamayacaklar artık. Ve gelecekte Endüstri müzikten eskisi gibi büyük kazançlar elde edemeyecek.

SH: Hayır. Hemfikirim, Kayıt teknolojisi ve diğer bir şey çok yaygınlaştı ve kolaylaştı. Ayrıca Internet sayesine kendi pazarlamanı kendin de yapabiliyorsun artık.

CB: Yeni yetmeler için her zaman poster satacak güzel yüzlü oğlanlar bulunacaktır. Ama gerçek müzik sahnesi için bunlar geçerli değil, Sanırım o tarafta ipin ucu kaçtı artık. işler daha zorlaştı.

SH: İngilterede ne sıklıkla çalıyorsunuz ?

CB: Haftada bir çalıyoruz

IM: Geçen sene 120 konser verdik.

CB: Danimarka ve İngiltere hepsi birlikte 

SH: Daha çok İngiltere'nin güneyi değil mi ? Newcastle'a kadar çıktınız mı ?

CB: O kadar uzağa gitmedik, çok mesafe var. Çoğunlukla Cornwall'dan Londra'ya kadar olan uç taraflarda dolandık. Glastonbuy ve Megadog gibi festivallere katıldık. WOMAD'a bir uğradık. Dr Dig ile bir jam session yaptık ben ve Ian.

SH: İngiltere'de başka gruplarla beraber çaldığınız oluyormu ?

CB: Ian ile tanıştığımız sıralarda publarda bir çok kişi ile beraber çalıp söyledim.

IM: Grup kurmak için çok çabaladığım zamanlardı, çünkü oraya daha yeni taşınmıştım. müzisyenler bulup canlarını çıkarmakla meşguldüm. Hala Claus'un ağzının payını vermiş değilim. 

CB: Ian ile tanışmadan önce Danimarka'ya çağırabileceğim bir grup bulamamıştım.

SH: Yani 80'lerde fazlaca kayıt yapmadınız demek ?

CB: Etraftaki şu yayılmış bu adamlarla bazı kayıtlar yaptım. Belki hiçbir zaman kimse bunları dinleyemeyecek. Claus Rassmussen'i hariç tutuyorum buna. ( kahkaha tufanı ) Jeff ve ben New Land isminde daha önce yayınlanmamış bir parça kaydetmiştik.

JK: İlk kaydettiğimiz teypten o değil mi ?

SH: Bu akşam çalmayacakmısınız onu ?

JK: Yoo 7, 8 yıldır çalmıyoruz onu.

CB: Soundcheck sırasında bir denemeliyiz !

IM: Bu turda çalmak isterim o parçayı.

SH: Lost in the jungle dışında başka Hurdy Gurdy parçaları çaldınız mı hiç ?

CB: Hayır...O parçayı bile bir daha çalmamayı denedim. Geçmişimden çok utanıyorum.

SH: Yapmamalısın.

CB: Kendimi dinlemeye zor vakit buluyorum. Elektrum işlerini umursamıyorum. Onları bir şekilde dinliyorum gerçekten fakat eski günlere geri döndüğümde. Özellikle vokallerime, Hurdy Gurdy ile yaptıklarım benim ilk şarkı deneyimlerimdi. Sonrasında hiç bir zaman şarkı söylemedim. İlk başlarda doğrudan stüdyoya girip şarkı söylemeye başlardım. Sonradan daha iyi söylemeye başladım. Secret Oyster'e girdikten sonra tamamen bıraktım şarkı söylemeyi. Ne komiktir ki bir çok kişi o albümü çok beğenir.

SH: Bazı gitar rifflerinin harika olduğunu düşünüyorum.

CB: Bence bir kez daha düşün. O kadar olgun değildim o sıralarda.

SH: 1971?

CB: Evet ! 1971 ..21, 22 olmalıyım o sıralarda.

SH: Elektrum daha çok bir konser grubu. Öyle görünüyorki fazlaca bir istek duymuyorsunuz stüdyo albümü çıkarmak için.Her hangi bir planınız varmı ?

CB: Belki bazı parçaları kısaltıp bir şeyler yapabiliriz. Stüdyoya girseydik parçalar doğal olarak kısalacaktı. Ve tabiki çok daha kaliteli şekilde our o zaman. Bu şekilde bir şeyler yapabilirsin belki de ...belki de parçalardan bir şeyler kaybedebilirsin bunu yaparsan. Bunu bilemezsin tabiki şimdiden.

JK: Gruba radyo dostu bir CD verirsen stüdyodayken, o zaman belki o tarz bir şeyler çalmaya meyledebiliriz.

SH: Enstrümental müzik ile bu tarz bir çalma stili yakalamak zor olmalı.

JK: Esasında 2, 3 tane vokalli parçamız var. Bunlarla olabilir belki de ? Daha büyük seyirci kitlesine ulaşılabilir.

SH: Yani bu sene bir stüdyo CD'si çıkarmayı düşünüyorsunuz ?

JK: Şahsen ben isterim böyle bir şey.

IM: Bu iyi olur. İnsanlar zaten soruyorlar bize yeni bir CD var mı ? diye. Ayrrıca biz yeni bir grubuz bu yüzden yeni de bir CD miz olmalı.

Röportajdan sonra, Arkadaşlarımı görmeye ve konseri kaydetmek için hazırlık yaptım. Bu konser 1999'da Danimarka'ya yaptıkarı turnenin ilk ayağıydı. Bir sene önce iki kere gelmişlerdi. Ben her ikisini de izlemiştim. Bunu sabırsızlıkla bekliyordum. ve yeni parçaları olup olmadığını merak ediyordum. 2 set çaldılar ama alışılandan daha kısa setlerdi. Yeni bir şey yoktu. O yüzden biraz düşkırıklığına uğramıştım. Bazı gitar partisyonları büsbütün değişikti. Claus çoğunlukla yeni davulcuya parçaların trafiği hakkında ipucu vermek için göz temasında bulunuyordu. Grup biraz daha sıkı çalmaya çabalıyordu. Konserin en iyi bölümü yüksek tempolu bir funk olan Solid Underground idi.

Konser listesi şöyleydi ;

Set 1 - E45, Headgear, Red Lead, Platin, Killer, Skies the Limit, Hinterland
Set 2 - Jungle Juice, Elektrum, Mandala, Lost in the Jungle, Round the Mountain, Solid Underground

Grup ile temas kurmak için : Alderbeer, Morwenstow, Cornwall EX23 9HX, England (Phone 44-1288 331 431)

Seçilmiş Claus Bohling Diskografisi:

Hurdy Gurdy (1967-1972)
1970 Tick Tock Man/ Lend me your Wings 7" (Spectator Records MS 114)
1972 Hurdy Gurdy LP (CBS 64781)
1996 Hurdy Gurdy CD (Walhalla 96001) rerelease

Secret Oyster (1972-1977) ( 2006 - günümüze )
1973 Secret Oyster (CBS S65769)
1974 Oyster Jungle/Black Mist 7" (CBS 2899)
Sea Son (CBS 80489)
1975 Valse de Soir/Æbler-Æbler 7" (CBS 3890) Vidunderlige Kælling (CBS 81044)
1976 Straight to the Krankenhaus/Rubber Star 7" (CBS 65769)
Straight to the Kankenhaus (CBS 81434)
2008 Live At The USA 2007

Masala Dosa (1979-1980)
Yayınlanmamış Stüdyo Albumü

Elektrum (1995- günümüze)
1998 Live in Christiana (recorded live at Loppen 12/97) cassette
Live at the Opera CD (ELE 2002)

Hiç yorum yok: